WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba! Doktorumuz Sorularınızı Bekliyor
Size Nasıl Yardımcı olabiliriz

Akupunktur nedir?

 

Akupunktur latince kökenli bir kelimedir ve iğne anlamına gelen “acus” ve batırmak anlamındaki “punctio” kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Akupunktur, cilt üzerindeki belirli noktalara çok ince iğnelerin batırılması ve bu noktaların uyarılması prensibine dayanan bir uygulamadır. Akupunktur, çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde binlerce yıldır başarıyla kullanılmıştır. Geleneksel Çin tıbbının ayrılmaz bir parçası olan akupunktur, vücudun enerji akışını dengeleyerek organizmanın kendi kendini iyileştirme gücünü artırmasına yardım eder.

Öyle ki Çin’de bazı ameliyatlar sırasında anestezi yerine akupunkturun kullanılması bu tekniğin gücünü ortaya koyuyor. Her ne kadar bir hastayı akupunktur iğneleri kullanarak ameliyat etmek uç bir yaklaşım gibi görünse de, tüm dünyada milyonlarca insan kronik ağrı, yüksek tansiyon, mide bulantısı ve obezite gibi pek çok sağlık sorunu için akupunktura başvuruyor.
Çin, Japonya, Kore gibi birçok Uzak Doğu ülkesinde binlerce yıldır kullanılan bu tekniğin günümüze kadar varlığını sürdürmesi bir tesadüf değil. Akupunktur hala var, çünkü işe yarıyor! Çin’deki bazı hastaneler, tüm dünyaya örnek olması gerektiğini düşündüğüm bir yaklaşım sergiliyorlar. Hastaya hem kimyasal tıp hem de geleneksel tıp alternatifleri sunuluyor ve seçim hastaya bırakılıyor. Bazı durumlarda hasta, kullandığı ilacın olumsuz yan etkilerine maruz kaldığında, doz azaltılarak tedavi akupunktur ile destekleniyor.

Ardında Yatan Felsefe

Kitaplarımda, televizyon programlarımda hep altını çizdiğim bir şey var: Kimyasal tıbbın düştüğü en büyük hatalardan biri vücudu bir bütün olarak değil, bölüm bölüm ele almasıdır. Depresyonu ele alalım; siz beyin kimyasını düzeltmeye çalışırsınız ama aslında sorun bağırsak florasındaki dengesizliktir.  Sistemin birbiriyle iç içe geçmiş birçok mekanizmadan oluştuğu, bu mekanizmalardan herhangi birindeki bir aksaklığın bütünü etkileyeceği maalesef göz ardı edilir.
Kimyasal tıbbın aksine Geleneksel Çin Tıbbı vücudu bir bütün, her şeyin birbiriyle etkileşim içinde olduğu komplike bir sistem olarak görür.  Öğretinin temelinde bu biyolojik sistemdeki herhangi bir dengesizliğin hastalıklara neden olduğu anlayışı yatar. Eğer vücudun bozulan dengesi yeniden yaratılmazsa kronik hastalıklara doğru giden yolculuk kaçınılmaz olur. Akupunktur öğretisine göre vücutta meridyen adı verilen 14 ana enerji noktası bulunur ve Chi adı verilen bir enerji tüm iç organlar ve her hücrelerde, dolayısıyla da tüm vücutta ve meridyenler arasında dolaşır. Chi yaşam enerjisi, yani bizi canlı tutan güçtür. Sağlıklı bir yaşamın temel koşulu ise bu enerjinin dengeli bir şekilde, hiçbir kesintiye uğramadan tüm vücutta akıp durmasıyla mümkündür.
Elimizde, Geleneksel Çin Tıbbında akupunkturun tarihinin 2500 yıl öncelerine uzandığına dair belgeler mevcut. Ancak ilginç olan bu kadim tedavinin sadece Uzak Doğu ile sınırlı kalmadığını,  Antik Mısırlılar, Persler ve Avrupa’nın bazı bölgelerindeki uygarlıklarda da uygulanan bir işlem olduğunu gösteren arkeolojik bulgular olması.

Akupunktur Nasıl Etki Ediyor? 

 İşe yaradığına dair ardında binlerce yıllık bir tarih ve onca kanıt olmasına rağmen, tıp bugün olduğu yere gelinceye kadar söz konusu tedavinin tam olarak nasıl etki ettiği bilinmiyordu. Bugün artık akupunkturun merkezi sinir sistemini uyararak, vücudun biyolojik süreçlerini etkileyen doğal kimyasallar salgılamasını sağladığını gösteren birçok çalışma mevcut. 2003 yılında World Health Organization /WHO (Dünya Sağlık Örgütü) akupunkturla ilgili kapsamlı bir çalışmaya imza attı. Aşağıda yer alan ve daha önce akupunktur üstüne yapılmış klinik araştırmaların incelenmesi ile elde edilen sonuçlar akupunkturun etki mekanizmasını daha iyi anlamamızı sağlıyor.
• Akupunktur elekromanyetik sinyalleri uyararak, bağışıklık sistemi hücrelerinin ve ağrı giderici kimyasalların salınımını artırıyor. 
• Beynin acı ile ilişkilendirilen bölümündeki, yani limbik sistemdeki aktiviteyi azaltarak ağrı ve acı kontrolü sağlıyor.
• Vücutta birçok mekanizmayı kontrol eden hipotalamus ile hipofiz bezini uyararak etki ediyor.
• Nörotransmitter ve nörohormonların salınımını etkileyerek beyin kimyasında olumlu değişimlere neden oluyor.

Akupunktur ve Limbik Sistem

Akupunkturun ağrı kesicisi özelliğinin, limbik sistem üstündeki etkisi ile yakından ilgili olduğunu biraz önce belirttim. Ama limbik sistemin tek özelliği, beynin ağrı ile ilişkilendirilen bölüm olması değil. Bugün, limbik sistem hakkında tüm bildiklerimiz akupunkturun önemini gözler önüne seriyor. Duygular, öğrenme, hafıza hepsi beyindeki bu sistem tarafından kontrol edilir. Gelen uyarılara verdiğiniz mutluluk, neşe, huzursuzluk, endişe, üzüntü, endişe ya da saldırganlık gibi duygusal tepkilerin kaynağı burasıdır. Yeme ve içme isteği de yine limbik sistemi tarafından kontrol edilir. Akupunkturun zayıflama tedavilerinde bu kadar etkili olmasının nedeni işte bu.  Akupunkturun sigara bırakma, alkol bağımlılığı gibi problemlerde de etkin bir şekilde kullanılmasının ardında, bağımlılıkların yine beynin bu bölümüyle, yani limbik sistemle yakından ilişkili olmasından kaynaklanıyor.   
Görüldüğü üzere, binlerce yıllık bir tarihi olan bu tedavinin günümüze kadar uzanmasının ardında son derece bilimsel bir gerçek yatıyor. Tabii ki, beyinde böyle bir merkezin varlığı 2000 yıl önce bilinmiyordu, ama akupunktur tedavisinin işe yaradığı aşikârdı. Fitoterapi bilimi de, kimyasal tıbbın ‘kocakarı ilacı’ olarak damgaladığı bitkilerin içinde hangi aktif maddelerin olduğunu, bunların hastalığın tedavisinde nasıl etki ettiğini araştırır ve nesilden nesile aktarılan bilginin bilimsel açıklamasını yapar.

 Her zaman söylüyorum: Akupunktur gibi, fitoterapi gibi arkasına insanlık tarihini almış şifa öğretileri sağlığımızı korumak adına son derece değerli araçlardır.

Akapuntur Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kulalnılır?

Akupunktur ile pek çok hastalık tedavi edilebilir. Dünya Sağlık Örgütü, akupunkturun kullanılabileceği toplam 40 hastalık tanımlamıştır. Akupunktur özellikle aşağıdaki rahatsızlıklar ve hastalıklar için sıklıkla kullanılır:

  • Baş ağrısı ve migren
  • vertigo
  • Sırt ağrısı
  • Sindirim sistemi hastalıkları
  • Psikiyatrik rahatsızlıklar
  • Romatizmal şikayetler
  • Kronik solunum yolu hastalıkları (bronşit, astım)
  • Alerjiler
  • Kadın hastalıkları ve doğum
  • Sigarayı bırakma
  • Zayıflama

 

İzmir’de bulunan kliniğimiz akupunktur tedavisi, tedavi süreci, tedavi fiyatı, işlem önce ve sonraki rehabilitasyon süresi kapsamında detaylı bilgi için bizi arayabilirsiniz.

Akupunktur tedavileri insanları kilo vermek için hazır hissetmesini sağlayabiliyor. Perhiz, diyet beslenme programları yardımıyla kilo vermek isteyenler destek olarak akupunktur’dan faydalanabilirler. Akupunktur zayıflamak isteyenlere aşağıdaki 4 temel fayda sağlamaktadır;

1- Yemek yemek isteği azalırken iştah hissi duruyor. Normalde yemek yeme sonrasında vücut tarafından salgılanan mutluluk hormonu endorfin akupunktur yapıldığı zaman ortaya çıktığı için yeme isteği tamamen azalır. Çok ince uçlu özel iğnelerin vücudu uyarması sonucu salgılanan endorfin yemek tüketmeye gerek kalmadan aynı seviyeye akupunktur ile ulaşmaktadır.

2- Bazı insanların su içseler kilo aldıklarından bahsettiklerine şahit oluruz. İşte tam bu noktada kilolu yaşamak, diyet yapmak ama kilo verememekten şikayet etmeye başlarlar. Akupunktur tedavisinin metabolizma hızını ve fonksiyonunu düzenlediğini söylesek acaba ne düşünürsünüz? Hemen hatırlatalım kilolu olmak aslında kaderiniz değildir… Akupunktur metabolizma hızını düzenlemeye yardımcı olup vücuda doğrudan etki ederek kilo vermeye yardımcı olabilir.

3- Diyet esnasında oluşabilecek mide problemleri, yanma, ekşime şikayetleri tansiyon veya kan şekerinin düşüp yükselmesi benzeri etkileri ortadan kaldırmaktadır. Kan şekerinin düşmesiyle yaşanan acıkma hissi son bulmaktadır.

4- Kilo verme amacıyla diyet yapan insanlarda strese bağlı psikolojik sorunlar görülebiliyor. Stresi tetikleyen hormonal enzimler insanları kilo almaya elverişli hale getirmektedir. O nedenle akupunktur hormonal aktiviteleri bozuk olan kişilerde olumlu sonuçlar verebilir. Strese maruz kalan kişiler hızlıca kilo alma potansiyelini barındırırlar. Stres esnasında kortizol salınımı aşırı artarak süreklilik arzederse iştah artar hatta depresyon şikayetine neden olabilir. Vücutta kortizol fazla ise karın ve ense bölgesinde yağlar birikebilir.

5- Özellikle diyet yapan insanlarda görülen yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik hissini önlemektedir.

Akupunktur tedavisi ile verilen kilolar tekrar geri alınır mı?

Kiloları tekrar geri alma fikri hiç kulağa hoş gelmiyor. Onca emek verdikten sonra kaybedilen kiloları tekrar almak son derece can sıkıcı bir durum olsa gerek. Unutmayın nasıl ve hangi yöntemle kilo verilirse verilsin, verilen kilolardan sonra vücudu yeni hayata adapte edebilmek en önemlisidir. Kilolardan kurtulmuş hafif bir vücut için kilo koruma programı kesinlikle şart! Düzenli şekilde doğru beslenme yanında sağlık hayat için mutlaka egzersiz yapmalısınız.

Akupunktur Tedavisi

Akupunktur Yan Etkileri Var Mı?

Akupunktur’da vücuda hiçbir şekilde ilaç veya kimysal maddeler tatbik edilmemesi nedeniyle doğal tedavi seçeneğidir. Fakat;

Aşağıda yer alan sağlık sorunlarında akupunktur uygulanmamaktadır.

1- Emziren anneler ilk 6 ay süresince
2- Kemoterapi, radyoterapi tedavisi alan kanser hastaları
3- Kalp pili kullananlar

 

Akupunktur Yan Etkileri Var Mı?

Akupunktur’da vücuda hiçbir şekilde ilaç veya kimysal maddeler tatbik edilmemesi nedeniyle doğal tedavi seçeneğidir. Fakat;

Aşağıda yer alan sağlık sorunlarında akupunktur uygulanmamaktadır.

1- Emziren anneler ilk 6 ay süresince
2- Kemoterapi, radyoterapi tedavisi alan kanser hastaları
3- Kalp pili kullananlar

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

MENÜ